Türkiye Ekonomisi ve 2012 Beklentiler

 

Finans Network ekibimiz tarafından 17 Aralık 2011 tarihinde İstanbul’da düzenlenen ve moderatörlüğünü Ali Ağaoğlu’nun yaptığı “Türkiye Ekonomisi ve 2012 Beklentiler” panelinde konuşan Garanti Yatırım ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, İş Yatırım kıdemli ekonomisti Burcu Ünüvar ve Erste Securities İstanbul Genel Müdürü Erkin Şahinöz  2012′ye dair beklentilerini dinleyicilerle paylaştı.

 

- Çin’i Önümüzdeki Yıl Çok Konuşacağız -

 

Garanti Yatırım ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç; Global tarafta takip edilmesi gereken 3 konu olduğunu ve bunların sırasıyla ABD’nin görünümü (görece daha ılımlı), Avrupa görünümü, Asya tarafı olduğunu, Asya’da ise özellikle Çin ve Hindistan tarafının olduğunu belirtti.

 

Bunların içinden en kötü durumun Avrupa tarafında yaşandığını belirterek başladığı konuşmasında Avrupa’nın görünümünün son derece kötü olduğunun altını özellikle çizen Gizem hanım ilerleyen dönemlerde özellikle önümüzdeki yıl eksi büyümenin söz konusu olabileceğini belirtti. Türkiye’yi de en fazla ilgilendiren bölgenin Avrupa Bölgesi olduğunu belirterek hem finansal hem ticari linklerimizin yüksek derecede bağlı olduğunu birkez daha hatırlattı.

 

Altınsaç ABD ekonomisi için “ABD tarafında ise ekonominin bir miktar daha ılımlı seyrettiğini görüyoruz. Önümüzdeki vade de bir miktar yavaşlama yaşansada Avrupa’da ki kadar kötü bir durum söz kunusu değil” açıklamalarında bulundu.

 

Muhtemelen önümüzdeki yıl Çin’i çok konuşuyor olacağız diyerek sözlerine devam eden Altınsaç “Dünya üretiminin yüzde 15’i Çin Tarafından sağlanıyor. Bu yıl dünya yüzde 4 büyüyorsa bunun yüzde 1,5 luk payı Çinden geliyor. Dolayısıyla Çin’in ağırlığı çok yüksek. Çin’de yüzde 9-9,5 olan büyümenin önümüzdeki yıl 8-8,5’lara düşmesi bekleniyor” dedi.

 

Türkiye için ise iki ilave riskin bulunduğunu dile getiren Gizem Öztok Altınsaç “ Avrupa büyük risk oluşturuyor ve Türkiyenin çok ciddi anlamda finansmana ihtiyacı var. 100 üretiyorsak bunun 10’u cari açık bu azımsanamıycak bir miktar. Bu on birimin altısı ise sadece enerjiden geliyor. Yani Türkiye hiç büyümese bile altı birimlik bir cari açık riski sözkonusu olacak. Bizde açığı finanse edememe sıkıntımız var ki 2012 hikayemiz hem Avrupa borç krizi hem cari açıkğı finanse edememek olacak.

 

Bunun akabinde büyümede yavaşlama görülecek. Bizim beklentimiz yüzde 1,5. Türkiye potansiyelinin yüzde 4,5-5 olduğunu düşünürseniz bu oldukça düşük bir rakam. Bu yıl yüzde 8,5- 9 arası büyüyor olacağız. TL’de çok ciddi bir değerlenme söz konusu olmayacak, faizler ilk yarının sonunda 10,50 civarı ikinci yarı sonu 9 toplam da ise 10-10,50 faiz aralığı göreceğiz. Enflasyon yılın çoğunda yüzde 9’lar civarında olacak. Yıl sonunda biraz düşüş görebiliriz” açıklamarında bulundu.

 

BU KRİZİN GELDİĞİNİ GÖRMEDİNİZ Mİ GÖRDÜNÜZDE SUSTUNUZ MU?

 

Antik Yunan’da ekonomiks ve krematistik dedikleri iki şey var. Ekonomiks; ayağını yorganına göre uzat planını düzgün yap demek, krematistik ise olmayan bir paradan para kazanmak yani bir liralık bir parayı sağa sola borç verip beş lira haline getirip sonrasında iflas etmek demektir diyerek sölerine başlayan İş Yatırım kıdemli ekonomisti Burcu Ünüvar 2-3 sene boyunca Amerika’da gördüğümüz kriz bana bunu anlatıyor. Birilerimiz bunu yaptı birilerimiz ise görmezden geldi dedi.

 

Bazen üniversitelerde dersler verdiğini belirten Ünüvar, “genç bir akadaşımız bana‘Sizin gibi olmamak için ne yapmamız gerek? Bu krizin geldiğini görmediniz mi gördünüzde sustunuz mu?’ sorusunu yöneltti. Bu bir oyun ve hepimiz aynı şeyi görmezden gelirsek onun bizi çarpmayacağını zannettik. Yoksa hane halkının kamunun borçlandığı ortadaydı. Amerikan hane halkı devletine borçla bağlıdır aslında, evi arabası vardır eğitim şansı vardır ama bunların neredeyse tamamını borçla yapar. Avrupa’da ki durumda bundan çokta farklı bir hale gelmemeye başladı” dedi.

 

Ekonomi aslında basit bir kurala dayanır sürdürülemeyen bir şey sürdürülemez belki zamanını bilemeyiz ama patlar diyen Ünüvar “aslında dünyada gördüğümüz şey buydu, hane halkı borçlu kamuya bakıyor beni kurtar diye kamu ondan da borçlu” açıklamalarında bulundu.

 

Ünüvar,“ Bize söylenen şey şuydu dünya ‘deleverage‘ edecek. Peki ortalama bir Amerikalıyı ikna edebilirmisiniz söylenen bu şeye. Bu bana çok makul gelmiyor. Ortalama bir amerikalıyı borcunu azaltmaya ikna edebilirsiniz ama tasarruflarını kalıcı olarak arttırmaya, arabasını daha küçük motorlu bir arabayla değiştirmeye yada aile içerisindeki araba sayısını düşürmeye ikna edebilir misiniz? Bu tarz değişimler zordur, gerekirse iktidarlar değişir ama yapı baki kalır” dedi.

 

Sorunları kısa vadede çözebilecek gibi görmüyoruz diyen Ünüvar “BJK’li Metin vardı namı diyer Sarı Fırtına, topu sağdan atar soldan geçerdi bizde şuan bunun yapıyoruz. İki senedir çözdük çözücez derken çözemedik, geldiğimiz noktada da çözülecek gibi durmuyor.” dedi.

 

İş Yatırım ekonomisti Burcu Ünüvar sözlerine; “Ne mi oluyor peki? Biraz birbirimizi dengelemeye çalışıyoruz. ABD halkı ve ABD devleti, Avrupa’da Avrupa halkı ve Avrupa devletleri borçlarını azaltmak için zaman harcarken bizim gibi ülkeler borçlanıyorlar. İki sene önce Türkiyede ortalama bir hane halkının borcunun harcanabilir gelire oranı 10 puan aşağıda yüzde 35 idi. Bugün yüzde 45.

 

Nüfuzumuzun yüzde 65’i genç ve bu arkadaşlarımız bir iphone istiyorlar. Bu arkadaşlar konuştuğunuzda size çok somut eğitim planlarıyla gelmiyorlar. Ben iphone’mu sattım kitap aldım diyen biriyle hiç karşılaşmadım ama boşver kitabı iphone alayım diyenini gördüm. Bunlarıda şu sebeple anlatıyorum. Bize hep bir cari açık derler bu cari açık bundandır aslında. Onu biz yapıyoruz.

 

 

Petrol fityatları sabit kalsa cari açık artmazdı derler. Petrol fiyatları sabit kalmaz, niye kalsın ki? Diyen Ünüvar sözlerine “Dünyada ki sorunlar devam edecek. Türkiye’de hane halkı diyerleri borçlarını azaltsın diye borçlanmaya devam decek.

 

Bu durumda ekonomi para girerse büyüyecek girmezse büyüyemeyecek. Biz önümüzdeki yıl yüzde 1.5 büyüme bekliyoruz. Benim içimden geçen ama ispatlayamadığım daralabileceğimiz yani eksi büyüme olabileceği” dedi.

 

Türkiye para girmezse büyüyemiyor, para girmezse daralırız diyen Ünüvar genç nüfusta işsizlik yüzde 18, iş yaratmamız gerekiyor. Cari açık azalmayacak çünkü cari açığı azaltacak yapısal düzenlemeri yapamıyoruz. Enflasyonda yüksek kalmaya devam edecek. Sözlerine “ Bu dönemde yılı belki ikiye ayırabiliriz; 1.yarı dödemde enflasyon yüksek TL zayıf, 2. çeyrek eksi büyüme olabilir. İktisat literatürüde buna recession (resesyon) diyenler var. Yılın ikinci yarısında dünyadaki gelişmelere bağlı belki para girerse TL çok hafif belki yüzde 3 gibi değerlenebilir. Yani senesonunda 1.78 gibi bir yerlere gelebilir belki ve faizlerde düşer. Faizler düşmek zorunda, faizler düşmezse Türkiye ekonomisi daralır” açıklamalarında bulundu.

 

 

 

BİREYSEL YATIRIMCININ %95’İ DÖVİZ PİYASASINDA PARA KAYBEDİYOR VE HALEN KUMAR OYNAMAK İSTEYEN YATIRIMCILAR VAR

 

 

Erste Securities İstanbul Genel Müdürü Erkin Şahinöz 2008 krizi yüz yılın en büyük finansal krizi diyor ve ekliyor “ 2008’e girerken 3 tane yanlış vardı dünya ekonomisinde. 

 

1-     Kaldıraç Sistemi. Bugün döviz piyasasında küçük yatırımcının yüzde 95’i para kaybediyor. Buna rağmen döviz piyasasında kumar oynamak isteyen küçük yatırımcı var ve bunlar 1’e 30, 1’e 50, 1’e 100 kaldıraçlarla pozisyon alıyorlar.

 

2-     Securitization (Menkulkıymetleştirme) nın  kötü amaçla kullanılması. ABD’de konut sektörü toplam ABD ekonomisinin yüzde 5 ila 10’u arasında değişir. Subprime krizi çıktığında borcunu ödeyemeyenlerin toplam konut kredileri içindeki oranı yüzde 10 civarındaydı. Yani Amerikan ekonomisinin yüzde 1’i yada binde 5’inde ki problem dünya finansal sistemini allak bullak etmişti. Bunun arkasında menkulkıymetleştirmenin kötü yönde kullanılması yani kaldıraç var.

 

3-     Ve bence en önemlisi, finansal mühendisliğin regülasyonun önünde koşuyor olması. Yani regülatörler finansal mühendisliğin o deha yada altın çocuklarını kontrol edememesidir” dedi.

 

2008 özel sektörün krizi olarak başlamıştı diyerek devam eden Şahinöz, Lehman Brothers, konut sektörü, otomotivciler ve bir çok sektör battı. Bu işin espirisi yapılıyordu berberler vs de gelecek diye ama oraya kadar gelmediler.

 

Ne yaptılar? Çinde bir atasözü vardır ‘para her türlü ayıbın üstünü örter’ diye ve bu yöntemle problemleri çödüler.

 

2008 özel sektörün kriziydi kamu devreye girdi ve kör topal bir toparlanma süreci oldu diyen Şahinöz arzu edilen bir büyüme olmadı ama büyüdük dedi. Haliyle bütçe açıkları gelirler tarafı zayıf seyrettiği için ve özel sektörü kurtarmak için yapılan harcamalarda kontrolden çıktı. Yani transformasyon şöyle oldu özel sektör krizi kamu krizine dönüştü dedi.

 

Erkin Şahinöz,“ Bu noktada da enterasan bir transformasyon yaşanıyor. Ben Türkiye’ye gelmeden önce 5-6 yıl Amerika’da Fed’de çalıştım. İki grafik vardır ve istinasız her toplantı öncesi yayınlanır. İlk konan grafik Libor/OS denen bir grafiktir. Bu grafik bankaların birbirlerine verdikleri faizle Fed’in verdiği faiz arasındaki makası gösterir. Yani para piyasalarındaki durumu.

 

Yaklaşık 20 baz puan olması gereken bu makas kriz zamanında 80, 100. Lehman battıktan sonra 300 lere kadar gitti. Sonra faizi indirdiler ama çözemediler, para  basmak zorunda kaldılar. Neden söylüyorum bunları bu grafik bu gün çok kötü. Para piyasası göstergeleri sıkışmış vaziyette. Avrupa’da ki bu durum çok daha kötü.

 

Avruada bankalar birbirine kredi vermek yerine Avrupa Merkez Bankasına gidiyorlar. Avrupa Merkez Bankasının kredi stoğu rakamları mütiş şekilde artmış durumda. Buda kredi krizinin ilk işaretleri hatta kuvvetlenerek yaşandığının ilk göstergesidir” açıklamarında bulundu.

 

Enteresan gelişmeler oldu dünya genelinde diyen Şahinöz resesyon olacağı zaman ne beklersiniz? Sorusunu yöneltiyor. Dünya genelinde hazine faizleri düşer bu işin altın kuralıdır. Şuan dünyada resesyonu fiyatlayan tek piyasa ABD hazine faizleridir diyor.

 

 

- Euro/Dolar Paritesi 1.15 – 1.20 lere Kadar Aşağı Yönde Sürüklenir -

 

 

Avrupa hazine faizleri yükseliyor diyen Şahinöz” Biliyorsunuz ki İtalya yüzde 7’nin üzerine çıktı. Önümüzdeki dönemde tek haneli faizleri mumla arıyor olacağız. Resesyon yaşayan bir ülkede borç krizinden kaynaklı hazine faizlerinin düşmesi gerekiyor dünyada bunu fiyatlayan tek piyasa çakallar piyasası yani ABD hazine piyasası. Bağıra bağıra resesyonu söylüyor.

 

Yılın ilk ve ikinci yarısı farklı olacak. Yılın ilk yarısı için resesyon bekliyoruz. Piyasalar açısından Q1 ile yılın geri kalan kısmı farklı olacak diye düşünüyoruz.

 

Piyaslar öncü göstergedir resesyonu önceden fiyatlar. Piyasalar Fed faizi artırdığında düşmez. Piyasalar Fed faizi artıracağı yönünde kuvvetli işaretleri aldığında düşer. Yani piyasa 2-3 ay önden gider. Bu bağlamda da piyasalardaki dip oluşumu Q1 içerisinde olacak. Yani borsalar ve emtialarda düşüş oluşacak çünkü resesyon kısmen fiyatlanıyor bence diyen Şahinöz Avrupa kurtarma paketi ile ilgili çok ciddi kaygılar olduğundan hazine faizlerinin yönü yukarı devam edecek” açıklamarında bulunuyor.

 

 

Erste Securities İstanbul Genel Müdürü Erkin Şahinöz, ABD göreli olarak daha az çirkin olduğundan dolar yükseliyor. Euro/Dolar paritesinin 1.15 – 1.20 lere kadar  aşağı yönde sürüklenmenin devam etmesini. TL/Dolar daki yükselişin TL/Euro ya göre biraz daha fazla olmasını ve bunların ağırlıklı olarak Q1 içinde yaşanmasını bekliyoruz dedi.

 

Bu anlattıklarım piyaslada kontrolsüz temerrüt yaşanmaması veya herhangi bir finansal kuruluşun Lehman Brothers benzeri bir vakaya dönüşmemesi halinde geçerli olabilecek senaryolardır finansal türbülans olursa eğer 2008’den daha ağırını yaşarız açıklamalarında bulundu.

 

2012’DE DÜNYA’YI VE TÜRKİYE’Yİ BEKLEYEN RİSKLER

 

Oturum başkanı Ali Ağaoğlu’nun konuşmacılara yönelttiği 2012’de riskler üzerine soruya konuşmacılardan:

 

- Gizem Özkök “Siyasi tarafta başbakanın rahatsızlığı ile ilgili çok sayıda sorular alıyoruz. Ekonomi açısından ise dış finansmanda yaşanacak sıkıntıları sayabiliriz. Dünya’daki risklere ise AB borç krizi başta geliyor. Siyasilerin çözemediğini teknokrat hükümetler çözemez. Bir diğer risk olarak ise Çin ve Asya’yı görüyorum”,

 

- Burcu Ünüvar : “Dış finansman ihtiyacı, para politikası riski ve kredilerde geri ödememe risklerini sayabiliriz. Dünya’daki riskler için ise Çin, AB ve yaratılan paranın adres bulamaması olarak sıralayabilirim”,

 

-         Erkin Şahinöz : “Dış finansman riski, Ortadoğu’daki bölgesel risk, ve para politikası risklerini sayabiliriz. Dünya piyasalarını bekleyen riskler ise AB borç krizini en önemli risk olacak 2012 yılı için” açıklamarında bulunurken,

 

-         Ali Ağaoğlu: “Türkiye’yi bekleyen risklerin başında İran konusu geliyor ve 2012 yılında İran’ı çok konuşacagız. Bir diğer risk ise Türkiye’ye para gelme konusunda büyük sıkıntılar yaşayacağız. Euro’nun dağılmasını önümüzdeki 2 yıl içerisinde olası görümüyorum. AB büyük bir proje, dağılma riski değil ama dünya gündemini sürekli meşgul tutacağından eminim. Amerika’da ise Tea Party oluşumu çok önemli ve muhafazakarlık sürekli artıyor. Çin konusunda ise önemli sorunlar yaşayacaklar, ve Çinliler artık ucuza çalışmayacaklar” dedi.

 

Finans Network